haberler

Biliyorum ki Bugün Buraya İnanarak Geldik, Gönülden Geldik

10 ARALIK 1919 İLK TÜRK KADIN MİTİNGİ’NİN 100. YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİNDE KONUŞAN BELEDİYE BAŞKANIMIZ OPR. DR. RAHMİ Galip Vidinlioğlu:

“BİLİYORUM Kİ BUGÜN BURAYA İNANARAK GELDİK, GÖNÜLDEN GELDİK”

Belediye Başkanımız Opr. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, 10 Aralık 1919 İlk Türk Kadın Mitingi’nin 100. Yıl dönümü etkinliklerine eşi İlknur Vidinlioğlu ile birlikte katıldı.

İlk olarak Kışla Parkı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na gerçekleştirilen kortej yürüyüşüne eşi İlknur Vidinlioğlu ile birlikte katılan Belediye Başkanımız Opr. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen 100. Yıl etkinlerinde de yerini aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan etkinliklerde Belediye Başkanımız Opr. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu’nun yanı sıra Vali Yaşar Karadeniz, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Ayşe Ergezen, AK Parti Milletvekili Metin Çelik, CHP Milletvekili Hasan Baltacı, CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, MHP Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay, Garnizon Komutanı Personel Albay Gamze Aydoğdu, Kastamonu 10 Aralık Kadın Platformu Derneği Başkanı Ayten Kızıltan ve üyeler, siyasi partilerin kadın kolları başkanları ve üyeleri, Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) Genel Merkez Kadın Kolları Platformu üyeleri, Türk Anneler Derneği Kastamonu Şube Başkanlığı, Türk Yardım Sevenler Derneği Kastamonu Şube Başkanlığı, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve yöneticileri, il dışından gelen çok sayıda misafir, vatandaşlar ve basın mensupları da yer aldılar.

Belediye Başkanımız Opr. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, 10 Aralık 1919 İlk Türk Kadın Mitingi’nin 100. Yıl dönümü etkinliklerinin açılışında yaptığı konuşmasında şunları ifade etti: “İlimizde bugün bir sürü konuğumuz var. Samsun’dan, Çanakkale’den, Denizli’den, Konya’dan yurdun dört bir yanından şehrimize kimimiz yürüyerek geldik, kimimiz arabalarımızla, kimimiz uçakla geldik. Çocuklarımızın elinden tuttuk geldik. Biliyorum ki bugün buraya inanarak geldik, gönülden geldik, hoş geldik, sefa geldik. Kastamonu öyle bir yerdir ki kadim şehirdir. İnebolu Limanı’ndan teçhizatın Küre Dağlarını aşarak, Kastamonu üzerinden Ilgaz Dağı’nı aşarak cepheye ulaştığı yerdir. İstiklal Madalyalı ilçemiz İnebolumuz bu unvana sahip olan Türkiye’deki tek ilçedir. Kastamonu öyle bir yerdir ki; evliyalar diyarıdır. Kastamonu öyle bir yerdir ki, en fazla şehit veren ilimizdir. Kastamonu öyle bir yerdir ki; kızıyla kızanıyla, çoluğuyla çocuğuyla tutsak kalmaktansa ölmeyi tercih eden Şerife Bacıların, Halime Çavuşların, Rahime kaptanların, Hafız Selman İzbelilerin memleketidir. Bu memleket öyle bir memlekettir ki; ben asla emanetleri vermem diyen Medine müdafaasının kahramanı Fahrettin paşanın memleketidir.

“BUGÜN BURADA RAHATÇA KONUŞABİLİYORSAK BUNDA KAHRAMAN TÜRK KADINININ VE ŞEHİTLERİMİZİN ÇOK BÜYÜK YERİ VAR”

Evet, dörtnala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak gibi uzanan bu memleket bizim. Ama bu memleket kolay vatan olmadı. Yarın ölüm yıldönümünü rahmetle anacağımız büyük şairimiz Hüseyin Nihal Atsız bakın ne diyor: ‘Sızlasa da gönüller gidenlerin yasından, koşar adım gitmeli onların arkasından. Kahramanlık içerek acı ölüm tasından, ileriye atılmak ve sonra dönmemektir.’ İleriye atıldılar ve bir daha dönmediler. Bugün burada rahatça konuşabiliyorsak, özgürce yürüyebiliyorsak, evlerimizde sobalarımızın, kaloriferlerimizin başında ailemizle gelecek hayalleri kurabiliyorsak eğer bunda kahraman Türk kadınının ve şehitlerimizin çok büyük yeri var. Hepsini sevgiyle saygıyla rahmetle anıyoruz.

“BU MİLLET YOKLUĞUN İÇERİSİNDE ACIYI BAL EYLEDİ, SOĞAN EKMEK YEDİ AMA BAĞIMSIZLIĞINDAN HİÇ ÖDÜN VERMEDİ”

Göktür kitabelerinde diyor ki; ‘Üze kök tengri asra yağız yir kılındukda ikin ara kişi oğlı kılınmış.’ Ne diyor biliyor musunuz? Üstte gök tanrı altta kara toprak yaratıldığında ikisi arasında insanoğlu yaratılmış. Ve devamında atalarımızın bunlar üzerine tahta oturduğunu düzen ve intizam getirdiğini söylüyor. Türk’ün olduğu her yerde düzen vardır. İntizam vardır. Disiplin vardır. Adalet vardır. Hakkaniyet vardır. Liyakat vardır. Ve devamında diyor ki; üstte gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin devletini, yasalarını kim yıkıp bozabilir ki? Teşebbüs edenler geldikleri gibi gittiler. Bu millet yokluğun içerisinde acıyı bal eyledi, soğan ekmek yedi ama bağımsızlığından hiç ödün vermedi. Hiç bizim devletsiz kaldığımız dönem olmadı. Ele güne karşı diyoruz konuşurken. Ne anlamı var diye bir baktım ki, aslı İle küne karşı… İl dediğiniz devlettir. Kün dediğiniz millettir. Her yaptığımız işte devlete ve millete karşı sorumluluğumuz vardır.

“GÖRÜYORUM Kİ 100 YIL ÖNCEKİ RUH YİNE BURADA BU MEYDANDA”

Bugün 10 Aralık’ın 100’üncü yıl dönümü. O gün yedi düvele karşı 3 bin kahraman Kastamonulu Türk kadını İstikbal harbimizin fitilini buralardan ateşledi. Ve bugün sıkıntılı günlerden geçtiğimiz dönemde görüyorum ki 100 yıl önceki ruh yine burada bu meydanda. Bu vatan kimlerin emaneti biliyor musunuz? Bu vatan Kurt Kaya elini çöz dediğinde emre itaat edip, altındaki 20 askerle uçmağa varanların emaneti. Bu vatan 15 Temmuz hain darbe girişiminin gecesinde ‘Evladım bu yolun sonunda şehadet var’ dendiğinde ‘Komutanım hakkım size helal olsun. Sizde hakkınızı helal edin diyen’ Ömer Halis Demirlerin emaneti. Bu vatan ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum diyen kurt bakışlı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti. Bugün görüyorum ki 100 yıl önceki ruh aynıyla burada. Dara düştüğümüzde inanıyorum ve biliyorum ki muhtaç olduğumuz damarlarımızdaki asil kanda bizde. Sözlerimi çok fazla uzatmadan hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. İnşallah 100 yıl önceki gibi böyle bir olalım iri olalım ve diri kalalım. Aramızdaki problemler halledilmeyecek problemler değil. Asgari müştereklerimiz o kadar çok ki neyin kavgasını veriyoruz, neyin hesabını güdüyoruz. Yolumuz belli, yönümüz bir, kıblemiz bir, Cumhuriyetimiz bir, Atatürk’ümüz bir. Daha neyin derdindeyiz? Hepinize sevgiler saygılar sunuyorum. Ne Mutlu Türk’üm diyene.”

Cumhuriyet Meydanı’nda tertip edilen kutlama programı konuşmaların ardından halk oyunları gösterileri ve Atatürk portresinin oluşturulması etkinlikleri ile son buldu.