Atabey Gazi Camisinin hemen karşısında yer almaktadır. Kitabesinin sağlıklı bir şekilde günümüze ulaşamaması nedeniyle binanın yapılış tarihi kesin olarak bilinemiyor. Bulunan kitabe kalıntılarından ve yapı şeklinden 1400´lü yıllarda Beylikler döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. Türbede yatan kişilerden birisinin, Kastamonu fethinde savaşmış ve madenler hakkında sahip olduğu geniş bilgi sayesinde Maden Dede olarak anılan Salih el-Münci olduğu kesin olarak biliniyor. Diğer iki kabrin ise Veli Dede ile İsa Dede Efendi´ye ait olduğu söylenmektedir. Bina çevresindeki diğer kabirlerin ise kime ait olduğu bilinmiyor.
Efsanesi:
1. Türbesi olmasına rağmen evliya olmayan Maden Dede’nin Kastamonu’ya gelmesi İsfendiyar Beyliği dönemi beylerin Kastamonu’yu kalkındırmak adına Maveraünnehir ve Horasan civarlarına bilim adamlarını getirtmesi sayesinde olur. Getirilen ilim adamlarından biri de Maden Dededir. Maden Dede’nin, ilk defa o dönemde şuan Karabük’e bağlı Kurre-i Hadid köyünde demir madenini bulduğu rivayet edilir. Evliyalıktan öte millete vermiş olduğu bu hizmetten dolayı da türbesi yapılır.
2. Maden dede olarak bilinen bir madencinin mezarı bir evin bahçesine gömülüdür. Efsaneye göre ev sahibi evini genişletmek için mezarı ortadan kaldırmak ister ve bir anda gözleri kör olur. Rivayet odur ki: ev sahibi evi satar başkası alır, o kişi de merak edip mezarı kazmaya başlar. Kendisi de kör olur.

