Bediüzzaman Kastamonu’ya geldiğinde Çankırıkapı’da bir otelde kalır. Daha sonra Araba pazarı civarında karakolda üç ay kalır. Müteakiben karakolun karşısında bir evde oturur. Cuma ve Pazar günleri Kastamonu’nun kuzeybatısına düşen Karaçamlığa gezmeye gider.
İki katlı evin alt katı odunluktur, tahta merdivenle salona çıkılır, salonun merdiven tarafı açıktır, salon kapısının arkasına mandalla ip takılıdır, kapıyı açma usulünü bilmeyenler kapıyı çaldıklarında Bediüzzaman isterse kapıyı açardı. Saçları tamamen beyaz, yüzü sakalsız ve daima traşlıdır. Bir sarığı vardır. Ekseriya haşlanmış yumurta ile geçinir, et gıdasının yumurtada var olduğunu söyler. Çaycı Emin ve 22 arkadaşı cezaevinde on beş gün kalırlar. Nursi beraat ettikten sonra Kastamonulular onun tekrar memleketlerine gelmesini isterler. Kastamonu’dan ayrıldığında zelzele olur. Tosya’da altı-yedi yüz kişi ölür. Abdülmecit in oğlu Fuat‘ı yanına çağırtır ve onunla on beş gün kalır.
Ev Bediüzzaman’ın hayatında önemli bir yere sahiptir. İki büyük eseri olan Münacaat ve Ayet’ül Kübra bu evde kısmen yazılır, tashih edilir, basım işleri ile uğraşılır. Kastamonu tarihinde Şualar isimli eserin önemli kısımlarının yazıldığı bir mekân olarak geçer.

